top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıTezer Aktay

Alan Wake

Alan Wake, oyun dünyasında kendine özgü bir yer edinmiş bir yapımdır. Oyun, 2010 yılında piyasaya sürüldü ve Remedy Entertainment tarafından geliştirildi.


Bu stüdyo, Max Payne ve Control gibi başarılı oyunlara imza atmıştır. Bu yüzden örneğin, bir sahnede Alan Wake, "It's not a lake, it's an ocean" diyor. Bu Max Payne'in "The flesh of fallen angels" repliğine bir göndermedir. (İtiraf etmek gerekirse Control bana göre pek başarılı değildi. Oyun asla beni içine alamamıştı. Ama insanlık sevdi. Demek ki ben zevksizim).


Oyundaki göndermeler sadece Max Payne ile sınırlı değil.  Alan Wake, Twin Peaks dizisinden büyük ölçüde ilham almıştır. Oyunun geçtiği Bright Falls kasabası, Twin Peaks'in gizemli havasını yansıtır. Ayrıca, oyunda bir diner (lokanta) bulunur ve bu mekan, dizideki Double R Diner'a benzerlik gösterir.


Alan Wake, Xbox 360 ve PC platformlarında oyuncularla buluştu ve daha sonra Remastered sürümüyle PlayStation 4, PlayStation 5, Xbox One ve Xbox Series X/S ile daha geniş kitlelere ulaştı.


Oyunun bütçesi hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, Remedy Entertainment'ın yüksek kaliteli grafikler, ses tasarımı ve hikaye anlatımına önem verdiği bilinmektedir. Yani Türkçesi; çok para harcandı. Oyunun geliştirme süreci yaklaşık beş yıl sürdü ve bu süre zarfında oyunun detaylarına büyük özen gösterildi.


Piyasaya sürüldüğünde eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı ve birçok ödül kazandı. Oyunun satış rakamları tam olarak bilinmese de, milyonlarca kopya sattığı ve ticari olarak çok başarılı olduğu söylenebilir.


Oyunun seslendirme kadrosu da dikkate değerdir. Ana karakter Alan Wake'i, Matthew Porretta seslendiriyor. Porretta, performansıyla karaktere derinlik ve gerçekçilik katıyor. Oyunun diğer karakterleri de yine yetenekli seslendirme sanatçılarına emanet.


Müzikler ve soundtrack, oyunun atmosferine büyük katkı sağlıyor. Besteci Petri Alanko'nun imzasını taşıyan müzikler, gerilimli ve duygusal anları çok iyi deneyimlememizi sağlıyor.


Oyunun geçtiği yer, kurgusal bir kasaba olan Bright Falls'tır. Bright Falls, Amerika'nın kuzeybatısında yer alan küçük bir kasaba. Bu kasaba, gerçek hayattaki yerlerden esinlenerek yaratılmıştır ve doğal güzellikleriyle dikkat çeker. Oyunun atmosferi, bu kasabanın mistik ve gizemli havasını yansıtır. Sisler, sislerden sızan ışıklar, göl evleri, baykuş sesleri, doğa, tilkiler v.b Zemin gerilime oldukça uygun yani.


“Kes tantanayı da biraz hikayeden bahset” dediğinizi duyar gibiyim. Yazar Alan Wake'in gizemli ve ürkütücü macerasından çok kısa bahsedelim.


Alan, yaratıcılık krizi içindeyken, eşi Alice ile birlikte küçük ve sakin bir kasaba olan Bright Falls'a gider. Ancak bu tatil, Alice'in aniden ortadan kaybolması ve Alan'ın karanlık güçlerle mücadelesine sahne olur.


Oyunun hikayesi, gerilim dolu anlar ve beklenmedik dönüşlerle doludur. Alan Wake, kendi yazdığı bir korku hikayesinin içine çekilir ve bu hikayenin gerçekleştiğini görür. Bizler ise, Alan'ın geçmişini ve kasabanın sırlarını keşfederken, aynı zamanda karanlık varlıklarla mücadele etmek zorunda kalan, eli fener tutan genç oyun severleriz. (35 yaşındayım. Ve evet 49’a kadar kendime genç diyeceğim.)


Alan Wake'in oynanışı, ışık ve karanlık arasındaki mücadeleye dayanır. Alan'ın el feneri ve diğer ışık kaynakları, karanlıkta saklanan düşmanları zayıflatmak için hayati öneme sahiptir. Oyuncular, düşmanlarını aydınlatarak onları savunmasız hale getirmeli ve ardından silahlarını kullanarak etkisiz hale getirmelidir. Bu mekanik, oyunun temelini oluşturur ve oyunculara sürekli olarak çevrelerini ve kaynaklarını yönetmeleri gereken bir deneyim sunar.


Açıkcası oyunu oynamadan bu oynanış şeklini ilk duyduğumda çok tırt gelmişti bana. Başladığımda çok sevdim. Ama oynadıkça yordu ve sıktı. Git, aydınlat, öldür, saklan. Git, aydınlat, öldür, saklan. Başlarda çok zevkli geliyor ama dinamiğe alıştıkça ne yazık ki “ehhhh tamam ama” dedirtiyor.


Gelelim grafik ve ses tasarımına. Alan Wake'i Alan Wake yapan bence bu ikisi. Hikayenin önünde olduğunu düşünüyorum bu iki etkenin. Çünkü çok iyiler. Karanlık ormanlar, sisli göller ve kasvetli kasaba, sizi resmen hikayenin içine çekiyor.


Alan Wake, Remastered sürümüyle tekrar karşımıza çıktı. Bu sürümde, grafikleri iyileştirdiler, karakter modellerini yeniden düzenlediler ve bunlar oyunun genel kalitesini oldukça arttırdı. Ancak bazı kesim oyun severler, karakterlerin yeni görünümlerinin orijinal versiyondan farklı olduğunu ve bu değişikliğin hiç de hoş olmadığını savunuyor.


Oyun içinde oldukça toplanabilir nesne var. Kahve termosları, radyo programları ve televizyon dizileri gibi öğeleri bulabilir ve oyunun içine daha derinden girebilir, daha içselleştirebilirsiniz.


Sonuç olarak, Alan Wake, hikaye anlatımı, atmosferi ve oynanışıyla çizgi üstü bir oyundur. Remedy Entertainment'ın bu başyapıtı, size unutulmaz bir macera sunuyor ve gerilim severler için kaçırılmaması gereken bir deneyim. Oyunun Remastered sürümü, hem yeni oyunculara hem de eski hayranlara hitap ediyor ve Alan Wake'in karanlık dünyasını daha da canlı hale getiriyor.

Comments


bottom of page