top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıTezer Aktay

Moskova Rehberi

Benim ilk yurtdışı deneyimim Rusya, Moskova'ydı. O yüzden bende yeri ayrıdır. Aradan geçmiş tam 10 sene. Özlemişim. Özlemişken bir iki satır karalayarak özlem gidereyim dedim. Hadi yoldaşlar. Gelin size bildiklerimi anlatayım :)


İstanbul'dan Moskova'ya genellikle doğrudan uçuşlar bulunuyor. Uçuş süresi yaklaşık 3 saat sürüyor. Moskova'ya ulaştığınızda, şehrin ana havaalanlarından biri olan Sheremetyevo Uluslararası Havaalanı'nı kullanıyor olacaksınız. Havaalanından şehir merkezine ulaşım ise Aeroexpress trenleri, otobüsler veya taksiler ile sağlanabiliyor. Trenle şehir merkezine ulaşım yaklaşık 35-40 dakika sürüyor ve oldukça konforlu bir seçenek. Hatta bu seçenekler arasında en iyisi. Çünkü iki, üç farklı Moskova görüyorsunuz bu trenler ile seyahat ederken şehir merkezine doğru. Çiftlik de var, villa da, okul da, köy de. Yelpazesi geniş bir manzara sunuyor size.


Para, bütçe, oradaki olası harcamalar konusunda ne yazık ki çok güzel şeyler yazamayacağım. Sekiz sene önce henü Türkiye, Amerika arasında "Papa krizi" yokken, Trump Tayyip'e mektup yazıp "sizi mahvederim, kendine gel" dememişken bile biz Türk turistlere göre pahalıydı. Şu an tahminim çok daha can sıkıcı boyuttadır.


Moskova denince akla ilk gelen yerlerden biri Kızıl Meydan. Burası, tarihi ve ihtişamlı yapılarıyla sizi adeta zaman yolculuğuna çıkaracak. Hakikaten büyüleyici bir yer. Şeker gibi pofuduk pofuduk kubbeler, inanılmaz geniş 6 geliş, 6 gidiş 12 şeritli yollar, cıvıl cıvıl bir kalabalık. Etkilenmemek elde değil burayı görüp. Biraz da fun fact demeyelim mi?Kızıl Meydan'ın adı "kızıl" renkten gelmiyormuş. Aslında "kızıl" kelimesi, eski Rusça'da "güzel" anlamına geliyor. Güzel bir meydan ama. Doğru.


"Cıvıl cıvıl kalabalıktan başım şişti. Biraz huzur ya hu" diyorsanız  Gorki Parkı tam size göre. Yemyeşil ağaçlarının altında kitap okuyabilir, biraz Instagram kasabilir, göl kenarında yürüyüş yapabilir ya da parkta satranç oynayan yaşlı amcaları izleyebilirsiniz.


Sanatseverler için Moskova'da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri de Tretyakov Galerisi. Rus sanatının en önemli eserlerini burada bulabilir, sanatın büyülü dünyasında kaybolabilirsiniz. Sanat demişken; Moskova metrosunu asla sadece bir ulaşım aracı olarak düşünmeyin. İçinde bulunan muhteşem dekorasyonlar ve heykeller, bu metro istasyonlarını adeta birer sanat galerisine dönüştürüyor. Şans getirdiği için burnu okşanmaktan aşınan köpek heykeli, duvarlarda devasa işlemeli ve kiril alfabesi ileyazılmış istasyon isimleri. Hepsi gözünüze estetik banyo yaptırıyor. Ayrıca bu metrolar Avrupa'nın en uzun metroları. Nükleer savaş durumunda rahat bir şekilde sığınak olarak kullanılabilmeleri için ya böyle yapılmışlar, ya da bu şekilde sonradan modifiye edilmişler. Aşağı inerken durmaktan yoruluyorsunuz.


Moskova'da yemek yemek ayrı bir deneyim. Geleneksel Rus yemeklerini denemeden dönmeyin. Pelmeni, borsç çorbası ve blini gibi lezzetleri tatmanızı tavsiye ederim. Naçizane size Moskova'da mutlaka denemeniz gereken birkaç restoran önerisi: Cafe Pushkin, White Rabbit, Dr. Zhivago ve Severyane. Bu restoranlar, Moskova'nın zengin mutfak kültürünü yansıtan harika seçenekler.


Moskova, gece hayatıyla da ünlü bir şehir. Gecenin ilerleyen saatlerinde şehrin nabzını tutan mekanlarda unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz. Gipsy Club ve Propaganda, şehrin en popüler gece kulüplerinden. Erasmus programı ile Moskova'ya gelen öğrenciler için de şehir birçok eğlence ve sosyal aktivite imkanı sunuyor. Strelka Bar ve Kot Shrodingera, hem yerel hem de uluslararası öğrenciler arasında popüler.


Gece hayatına değinmişken ikili ilişkilerden bahsetmemek olmaz. Erkekler gerçekten "gözlemleyebildiğim kadarıyla" soğuk ve ilgisiz. Neden bilmiyorum. Depresyonda gibi hepsi. Hissiz gibiler. Kadınlar ise tam tersi. Dışa dönük, eğlenceli, çekinmeyen ve renkli. Artık taşından mıdır, suyundan mıdır bilmem.


İkili ilişki dışında günlük yaşantıda ise gördüğüm kadarıyla ciddi ve mesafeliler. Rusya'nın günlük hayatında Sovyet döneminin izleri, pek çok alışılmadık ve ilginç biçimde kendini gösteriyor. Sıraya girmeye bayılıyorlar. Eski Sovyet genlerinden olsa gerek. Bankada 4 vezne boş. 1 vezne çalışıyor ve inanılmaz uzun bir sırada o bir vezneyi mutlu, mesut bekliyor. Ahh ahh oraya bizim sıradan bir pazar teyzesini koyacaksın. Bak nasıl on dakikaya açtırıyor tüm vezneleri🙂


Az kalsın alkol konusunu unutuyordum. Mekanlarda neredeyse dışardaki küçük büfelerden daha ucuz olacak utanmasalar. (Lüks yerlerden bahsetmiyorum. Sıradan bar, mekan vb) Bir yerde premium bir meyve suyunun lokal bira markasının iki katı değerde olduğunu gördüm. Hakikaten 6'lı bira paketi almak için kredi çektiğimiz bu topraklardan oraya gidince gerçeklik dışı geliyor bu durum. Paralel evren gibi.


Genel olarak çok güzel yer, çok güzel günlerdi. Ama ben en çok Doğa ve şehri bu kadar etkileyici iç içe görmeyi kıskandım ya. Heryer yemyeşil. Her yer park, bank, bahçe. Nefes alıyorsun cidden. Kremlin'in meydanında Kremlin Avm yok mesela. Acayip garip. Ay neyse. Negatif basmayalım şimdi.


Savaşlar çok kötü ya. Çok gereksiz. Umarım bir an önce biter şu lanet savaş da, yolumuz tekrar kesişir kendileriyle.


Naçizane tavsiyem gezilecek yerler listesini de buraya sıkıştırıyorum.


Kızıl Meydan, Aziz Vasil Katedrali, Kremlin Sarayı, Gorki Parkı, Tretyakov Galerisi, Bolşoy Tiyatrosu, Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi, Novodeviçi Manastırı, Arbat Caddesi, Moskova Metrosu, Moskova Nehri Kıyısı, Zafer Müzesi, Moskova Hayvanat Bahçesi, Nazım Hikmet'in Mezarı, Gipsy Club, Propaganda, Icon Club, Luzhniki Stadyumu.


Take care, comrades!


*Şu an tam altta gördüğün kapak görseli Dall-e ile oluşturulmuştur. 














留言


bottom of page